Asgari ücretliler, memur ve emekliler ne kadar zam alacak? İşte olası tahminler

Asgari ücretliler, memur ve emeklilerin gözü kulağı temmuz ayındaki yapılacak zamda olacak. Hükümet cephesinden geçtiğimiz günlerde tüm çalışanların ücretlerine yönelik bir çalışma yapıldığı bilgisi paylaşılmıştı. Peki asgari ücretliler, memur ve emeklilerin maaşları ne kadar artacak. Konuyla ilgili CNN Türk canlı yayınında açıklamalarda bulunan uzmanlar olası senaryoları değerlendirdi.

ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM BEKLİYOR MUSUNUZ? BUNA ZAM MI YOKSA ENFLASYON DÜZENLEMESİ Mİ DENİLMELİDİR? 

Vergi Uzmanı Muhammet Bayram konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Enflasyon düzeltmesi denilmelidir. Asgari ücrete zam şu an kanuni olarak yapılabilir değildir. Asgari ücret tespit komisyonu yılda 1 kez toplanıyor. Asgari ücret yönetmeliğinin 7. maddesinde bu hüküm var. Şöyle bahsediliyor 2 yılda bir toplanır deniliyor. Ekonomik konjonktür gereği ara zamanlar da toplanabilir deniliyor. Şu an memurlara 6 ayda bir zam yapıldığı ve ham madde fiyatlarının arttığı konjonktürde asgari ücretlinin ciddi bir refah kaybı var. Ek zamdan ziyade seyyanen zam ya da enflasyon farkı demek daha doğrudur. 

Zaten büyük şehirlerde asgari ücretli neredeyse yok. Işverenlerimiz buun karşılaşmış durumda. Pandemi şartlarında devletimiz hem çalışana hem işverene katkıda bulundu. Bu katılar enflasyonla unutuldu. Esnaflara vergi muafiyeti getirildi. Sayın Cumhurbaşkanı ücretlileri enflasyona ezdirmeyeceğiz dedi. Ücretliler derken sadece memur, emekli anlamak gerekmiyor asgari ücret ve üzerinde maaş alan özel sektör çalışanlarını dikkate almak gerekiyor. İşvereni de düşünmek lazım. Asgari ücret 2 bin 800 TL olan asgari ücret yüzde 50.5 artışla 4 bin 253 TL oldu. İçerisinde vergiler yok. 750 TL’lik işçinin ödediği sigorta primi ve fon var. Bunun üzerine 5 bin 825 liraya kadar oluşana kadar işveren karşılıyor. İşverenin maliyeti 5 bin 825 liradır. Asgari ücretlinin maaşını artırırken işvereni düşünmek lazım. 

Devletimiz nasıl kirada yüzde 25’ten fazla artış yapamazsın dediyse, şu an sigorta primlerini almayarak 5 bin 829 lira seviyesine çıkarabilir. Mayıs ayı sonu itibarıyla haziran enflasyonu 0 çıksa dahi yüzde 35’lik enflasyon farkı var. Haziranda Merkez Bankası beklentisine göre yüzde 2.86 enflasyon beklentisi var bu da eder yüzde 37.  

Şu an 4 bin 253 TL’nin üzerine yüzde 37 fark yaparsanız tam sigorta primleri payı kadar bir artışa denk geliyor o da 5 bin 800 lira civarına geliyor. Bu tutar yoksulluk sınırının altında olduğu için yeterli değil. Bu hem özel sektördeki diğer kişilerin maaşını etkileyeceği, dul ve yetim aylıklarını etkileyeceği için devletimizin her ücrette düzenleme yapması lazım. 

Temmuz ayında enflasyon farkı olunca ocak ayında da enflasyon farkı eklenecek. Devletimiz sigorta primlerini almayarak 2023 başındaki fiyatları da artırmış oluyor. Bu dengenin hem işveren hem işçi tarafının hem de diğer ücretler tarafından iyi kurulması lazım. 

ASGARİ ÜCERET ZAMMININ EKONOMİYE, İSTİHDAMA ETKİSİ NE OLACAK? 

İhracat rakamları açıklandı 241 milyar dolarlık ihracat rakamı açıklandı. Bu işveren tarafından sevindirici haberdir. Devlet politikamız var. Bu politika yatırım, istihdam ve üretim yaparak büyüme modelidir. Ham madde fiyatları artıyor. Bunun sayesinde enflasyon artıyor. Dolarizasyonun çok olmasıyla fiyatlar etkileniyor. Fırsatçılar var her sektörde var. Buna fırsatçılık dememek lazım. Fiyat değişimlerine karşı işveren de kendini korumalıdır.  

Burada sabit gelirli ne yapsın. Sabit gelirli ne kadar cari fazla verdiğimiz düşünmüyor. Sabit gelirli markete gittiğinde kaç kilo bakliyat aldığına bakıyor. Şu anda sadece zam yapılmayan kesim asgari ücretlidir. Işveren kesimini devletimiz destekliyor. 

Asgari ücret fiyatları bir tavsiye fiyatıdır. Bunun altında işçi çalıştırılamaz. Özel sektördeki diğer çalışanlar da asgari ücret baz alınarak zam alıyor. En az yüzde 35 enflasyon farkı verilmelidir ki asgari ücretli bu hayat pahalılığı üzerinde ezilmesin. 

ASGARİ ÜCRET KAÇ LİRA OLMALIDIR? 

Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Kaya ise konuyla ilgili şu gelişmeleri paylaştı:

“Kamuoyuna yansıdığı şeklinde ele alınacak olursa 3 formül üzerinde duruluyor. 1. si 6 aylık dönemde enflasyon farkının verilmesi. 2. si yıllık enflasyonun yarısının verilmesi, 3.’sü de işveren üzerinde bulunan sigorta maliyetinin devlet tarafından karşılanması şeklinde çalışma yürütülüyor. 

Yıl başında yüzde 50’lik zam yapılmıştı asgari ücretliye. Geldiğimiz 5 aylık enflasyon rakamı yüzde 34.69 seviyelerine yükseldi. Yüzde 50’lik zammın yüzde 35’i gitti. Yıl başında yüzde 15 zam yapılmış şeklinde dönüştü. Bundan sonraki aylarda enflasyon performansına bakmamız lazım. Asgari ücretliye artış yapılacaksa buna göre değerlendirilmelidir. 

Asgari ücrette gözden kaçırdığımız bir husus var. Çalışanlarımızın refah payının yükseltilmesi gerekir ancak bireysel anlamda asgari ücretin getirmiş olduğu mali tablolar söz konusudur. İşveren bunu çalışana vermiyor aynı zamanda devlet de ya da sistem de bireysel olarak asgari ücrette artış oranında vatandaşa zam yapmış şeklinde dönüşüyor. Birincisi vergi mükellefi olup bağkur pirimi ödeyenler, ikincisi isteğe bağlı prim ödeyenler, doğum borçlanması yapanlar, askerlik borçlanması yapanlar, yurt dışı borçlanması yapanlar, genel sağlık sigortası primi ödeyenler. 

Asgari ücrette işçiyi memnun ederken bazı kesimleri de devlet eliyle mağdur etmiş durumdayız. Asgari ücrete çalışan açısından bakılıp artış getirilecekse ona katılıyorum ama bireysel anlamdaki bahsettiğim ödemelerin de sabitlenmesi ya da asgari ücrete gelen zamdan etkilenmemesi gerekir. Asgari ücrete gelecek olan zammın ücret olarak değil bazı kesimleri olumsuz etkilediğini söyleyebiliriz. 

Markette, pazarda fiyatların artacağı beklentisi var ama bize de geçtiğimiz gün sayın Cumhurbaşkanı ile görüşen Türk İş Başkanından sonra borçlanma yapmak isteyenler telefonlarımızı kilitliyor. Borçlanma yapalım mı? Asgari ücrete zam gelecek mi diye yoğun bir telefon trafiği ile karşı karşıyayız. Biz sendikalarında bu işe el atmasını isterim. 

Şu an Çalışma Bakanlığı’nın çalışmaları devam ediyor. Özellikle bahsettiğim bireysel ödeme sisteminin asgari ücrete yapılacak zamdan etkilenmemesi ya da yılbaşında artırılan miktarda sabitlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Önümüzdeki hafta bakan tarafları masaya davet edip görüşmeye açarsa markette ve pazarda bunun karşılığı olacaktır. Devletin kontrol mekanizmalarını daha da artırmalı diye düşünüyorum. 

Asgari ücrete yapılacak artış, memura yapılacak zam çarşı ve pazarı de etkiliyor. Onlar da etiket fiyatlarını değiştiriyorlar. Ücret artışı yapılmalıdır ama önemli olan bu artışın korunması ve alım gücünün düşürülmemesidir. 

Siz 30’da verseniz 50’de verseniz pazardaki etiketlerin 2 katına çıktığını gördüğünüzde almış olduğunuz zammın hiçbir önemi kalmıyor. Devletin bu konudaki denetim mekanizmalarını hızlı bir şekilde gerçekleştirmesi bunun önüne geçecektir. 

ŞİMDİYE KADAR YAPILAN DENETİMLER ETKİLİ OLDU MU? 

Ben etkili olduğunu düşünmüyorum. Markette bugün aldığınız ürünün fiyatının yarın değiştiğini görüyoruz. Denetimin caydırıcı olması gerekiyor. Vatandaş olarak gerek üretici olsun gerekse tüketici olsun bizlere de ciddi vazife düşüyor. Bu sektörde görev alanların insaflı davranmaları, fırsatı lehlerine çevirme hırsını yenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Vatandaş olarak biz de yetkili birimlere usulsüzlükler ihbar etmeliyiz. 

EMEKLİ VE MEMURLARA YÜZDE KAÇ ZAM BEKLENİYOR? 

Memur ve memur emeklilerinin yüzde 7 toplu sözleşme zammı var. Yüzde 7 zammın üzerine gelecek enfalsyon rakamı yüzde 7’den düştükten sonra memurlarımıza ilave edilecek. İşçi ve bağkur emeklilerimizin yasa gereğ 1. 6 aylık dönemde gerçekleşen enfalsyon oranı neyse emekli maaşlarına da o zam uygulanacak. Özellikle mayıs ayı sonuna baktığımızda 2.89 enflasyon gelmişti. Benim de yüzde 38-39 bandında olacak diye düşünüyorum.  

37-40 bandı arasında enflasyon geldiği taktirde işçi ve bağkur emeklilerimiz bundan istifade edecekler. Memur ve memur emeklilerimiz de aynı oranda zam almış olacaklar. 

İşçi ve bağkur emeklileriyle ilgili ilginç bir durum ortada. Taban aylık uygulaması 2500 liraya çekilmişti. Emekli aylığınız 1500 liradan bağlandıysa yüzde 35 ile 2 bin 500 liranın üzerine çıkmıyorsa siz 2500 lira almaya devam edeceksiniz. Taban aylık olmasa bugün emeklilerin bazıları 1700 lira maaş alıyor olacaklar. Bunun bir an önce düzeltilmesi gerekiyor. Aylık bağlama oranının düzeltilmesi gerekiyor. 2500 altında bağlanan aylıklar zamlarla taban aylığını yakalayamıyorsa bu kesim gelecek olan enflasyon farkından ne yazık ki yararlanamıyor. Bunun bir an önce düzeltilerek emeklilerimizin aylığını 2500 olarak bağladıysak aylık bağlama oranının 2500 lira üzerinden bağlanmasının emeklilerin yüzünü güldüreceğini düşünüyorum.”

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.